Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara °C

Yapay zeka mimarların yerini mi alacak?

21.11.2022
212
A+
A-

DALL-E ve Midjourney vb. araçlar üzerinden görüntü üreten yapay zekanın mimarları iç mimarları ve görsel tasarımcıları nasıl etkileyeceği büyük bir merak konusu

Yapay zeka mimarların yerini mi alacak?
📢 Üye olmadan dosya (gold hariç) indirebileceğinizi biliyor musunuz? Youtube sayfamıza abone olduktan sonra istediğiniz içeriğe yorum yazabilir veya hızlı dönüş için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Son zamanlarda yapay zeka konusundaki gelişimin kazandığı ivme; mimarları, iç mimarları ve tasarımcıları heyecanlandırırken bir o kadar da endişelendirmeye başladı. Bir zamanlar sanat ve tasarımın yalnızca insanlar tarafından yaratılabileceği tartışmaya bile kapalı bir gerçek iken artık DALL E-2, Midjourney ve Stable Diffusion gibi bir metin dizisinden görüntü oluşturmayı başaran AI sayesinde, mimaride ilham olabilecek konsept görüntüler ve gerçekçi mekân görselleri oluşturmak için makine öğrenimi sinir ağlarını kullanarak ürettiği algoritmalarla, bildiğimiz şekliyle insanlığın yaratıcılığı sahiplenmesine en üst seviyeden meydan okuyor.

Yapay zekanın uzun vadede tasarımcıların yerini alacağı düşünülse de AI, zamanı daha ekonomik ve daha iyi harcamaya imkân sunan ve yaratıcı düşüncenin yeni boyutlarına yelken açan güçlü ve çok önemli bir araç. Son derece kritik iki işlevin de tasarımcının rolünü daha üretken ve artırılmış bir geleceğe doğru sentezleyebileceği yadsınamaz bir gerçek.

Daha Verimli Harcanan Zaman

Woods Bagot zaman çizelgelerinden bir yıl boyunca elde edilen gerçek verileri kullanan bu diyagram, farklı proje aşamalarında tekrarlanan görevleri otomatikleştirerek AI’nın sağlayabileceği üretkenlik kazanımlarını varsayar. Serbest bırakılan zaman, anlamlı tasarım görevlerine geri aktarılabilir ve bu da kaynakların daha iyi kullanılmasına ve müşteriler ve son kullanıcılar için daha iyi sonuçlara yol açabilir.

Teknolojinin son geldiği nokta ve sağladığı imkanlar sayesinde zaman alan ve tekrarlayan süreçler artık otomatikleştiriliyor ve insanların üretebileceklerini temelden değiştiren çok büyük ve önemli atılımlar yapılıyor. AI, bu gelişimi gün be gün daha uygun fiyatlara ve daha yüksek performansla sürdürmeyi başarıyor.

Stanford Üniversitesi tarafından yürütülen detaylı çalışmalar neticesinde düzenlenen 2022 AI Endeks Raporu, bir görüntü sınıflandırma sistemini eğitme maliyetinin %63.6 oranında azaldığını, eğitim sürelerinin ise 2018 yılından bu güne %94.4 oranında arttığını gösteriyor. AI’ın bu hızlı ve inovatif gelişiminin sonucunda tasarımcılar üretimden ziyade yaratıcı akıl yürütmeleri için işe alınmaya başlanacak. Bu sayede uzmanlık ve tecrübe önemini yitirebilir.

Bunlar, DALL-E 2 ile 20 dakikalık bir zaman diliminde, ‘geceleri yumuşak arka plan aydınlatmalı lobi merdiveni özelliğine sahip’ istemi etrafındaki varyasyonlar kullanılarak geliştirildi. Bir tasarım oluşturmak yerine, AI tarafından oluşturulan görüntüler, erken kavramlar için ruh halini, önemliliği ve karakteri hızla keşfetmeye yardımcı oluyor.

Günümüzün popüler tasarım konseptlerinin; müşterilerin ve alıcıların değerlendirmesi için fotogerçekçi ve çok boyutlu bir dinamizm ile tasarlanması bekleniyor. Tasarımcılar için görsel içerik üretimi, tecrübe, birikim ve ustalık gerektiren bir hassasiyet, titizlik ve zaman alan bir süreç gerektiriyor. Çok kısa süre içerisinde sonderece etkili ve ayrıntılı görseller üreten DALL E-2, Midjourney ve Stable Diffusion gibi yapay zeka tasarımcılar üzerindeki bu aşırı baskıyı azaltabilir.

Mevcut görüntülerde yapılan en küçük değişiklik bile insan elinde çok uzun sürebilir. Dikkatli tasarım denetimiyle, bir algoritma dakikalar içinde eskiz benzeri alan ve ruh hali çizimleri üretebilir. İşte endüstriyel tarihini kutlayan çağdaş bir otel resepsiyonu olarak DALL-E 2 ile yeniden tasarlanan bu alanın görüntüsünün yanına yerleştirilmiş terk edilmiş bir elektrik santralinin görüntüsü.

Teknolojiyle beraber gelişimine devam eden bu yeni araçlar, tasarımcılara üzerinde estetik bir yapı oluşturabilecekleri hızlı bir görsel temel sağlıyor. Aynı zamanda onlara güçlü tasarım konseptlerinin geliştirilmesinde bu tasarımların yenilenmesinde çok önemli olan araştırma derinliği ve duygusal akıl yürütme olanağı da tanıyor. Bir tasarımın çizim süreci, birçok sorunu da ortaya çıkarır ve AI, tasarımcıların problem çözme aşamasına çözüme daha hızlı ulaşmasına büyük oranda yardımcı olur.

Eşsiz Yaratıcı Fikirler

AI, mimaride güncel ve özgün fikirleri keşfetmek için radikal, yeni ve alternatif bir yöntem sunuyor. Bu yeni keşif yöntemleri sayesinde, yaratıcılığın artık yapay zeka ile paylaşılan bir şey olarak yeniden tanım bulduğunu görüyoruz.

Gelenekçi yöntemlerin kısıtlamalarından çekinmeyen ve bu yöntemlerin engellenemelerine takılmayan AI, sınırsız olasılıklar ve alternatifler üreterek uzlaşmanın sınırlarını deniyor. Şimdilik uygulanabilir olmaktan çok gerçeküstü olsa da bu yeni görsel tasarım çıktıları, AI’ın yaratıcı fikirleri desteklediğini ve hiç umulmadık sonuçlara imkan sunduğunu gösteriyor.

Bu yeni keşif, yaratıcı yazarlığın insan varsayımlarını yapay zeka ile paylaşılan bir şey olarak yeniden şekillendiriyor. Avustralya Federal Mahkemesi’nin 2022 yılı içerisinde aldığı, AI sistemlerinin Avustralya patent başvurularında mucit/yaratıcı olarak adlandırılmasına müsade eden kararı, yaratıcılık anlayışımızın bu revizyonunun güçlü bir göstergesi niteliğinde.

Tasarımcılar yeni şeyler geliştirdikleri gibi yeni çözüm yolları da geliştirirler. Gelecekte tasarımcılar için son derece önemli olan fikirlerini keşfetme, test etme, karar verme ve değerlendirme aşamalarındaki yüklerini hafifletmek ve çalışma süreçlerini iyileştirmek ve çalışma sürelerini daha aktif kullanmalarını sağlamak için AI’ın kullanımının artacağı öngörülüyor.

Pek çok görselleştirme araçları, uygulamaya geçmeden önce farklı malzemelerin veya geometrilerin başarısını test etmek; akustik, ışık ve hava akışı gibi değişkenleri doğruya en yakın şekilde ölçmek için zaten kullanılıyor. Bu ilkelerin testleri yapay zeka geliştikçe daha kolay karar vermek ve daha iyi sonuçlar almak adına mümkün olabilir.

Avustralya’nın Sidney şehrindeki 275 Kent Street yeniden geliştirmesinin bir fotoğrafı. Aşağıda, özetin temel parametrelerinin bir DALL-E 2 yorumu bulunmaktadır
Bu karşılaştırmanın gösterdiği şey, bu aracın zorlayıcı olsa da bağlam, işlevsellik veya insan deneyimi gibi önemli faktörleri sindirememesidir. AI görüntüleri, bir tasarımcının anlayışının, sorgulamasının ve kararlarının yerini alamaz.

AI’ın fikirleri test etme kapasitesi, iş akışında nasıl büyük ve önemli bir devrim yaratacağını ve tasarım uygulayıcılarında nasıl farklı bir etki uyandıracağını gösteriyor. Yine de, istenildiği gibi bir sonuç elde etmek için insan muhakemesi ile fikirlerin yönlendirilmesi ve test edilmesi gerekir. Tasarım bir karar verme evresidir ve son karar insana kalır.

Artırılmış Gelecek

Yapay zeka ve tasarım birlikte gelişiyor bu sebepten ötürü yeni nesil tasarımcılar artık yapay zeka ile işbirliği içinde olmak zorunda. Bu nedenle yeni tasarımcıların makinelerin çalışma sistemini test etmek ve sentezlemek için uyarlanabilir akıl yürütme ve AI yaratıcılığını destekleyen akılcı bir hesaplama mantığına sahip olmaları gerekiyor.

Geleceğin tasarımcı adayları, bir binanın bulunduğu yerle nasıl bağlantı kurduğu, üretim veya inşaatın kültürel sonuçları, toplulukların ve ziyaretçilerin mekan deneyimleri ve iklim, ekolojiler ve sınırlı kaynaklar üzerinde devam eden baskılar gibi değerlendirme, yorumlama ve sofistike empati gerektiren yaratıcı araştırmalara rahatca odaklanabilecek.

Empatik ve mantıklı tasarımlar sunmak için yapay zekanın her zaman insan eline ve insan aklına ihtiyacı var. Aynı şekilde, sonsuz ve sınırsız fikir ve görsel düzenleme için yapay zekaya yetki vermek, rekabetçi mimari dünyada bir zorunluluk haline gelebilir. Yapay zekayı geride bırakmak yerine mimari pazarla beraber gelişen bir araç olarak kabul eden de bu karşılıklı ilişki mimari dünyanın gelişimine büyük katkı sağlayabilir.

Benzer İçerik

ETİKETLER: ,
Emrah Anıl Demir
Emrah Anıl Demir
Merhaba ben Emrah Anıl DEMİR. 2009 yılında  Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak mezun oldum. An itibariyle Gazi Üniversitesi'nde Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimime, Anadolu Üniversitesi'nde Uluslar Arası İlişkiler  ve Atatürk Üniversitesinde Adalet Bölümünde eğitim ve öğrenim hayatıma devam etmekteyim.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.