Dolar 31,1836
BİST 9.229,97
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 17 °C
Açık

Türkiye tarihine eşlik eden 10 tarihi köprü

Birbirinden ayrı kara parçalarını bir araya getirme görevi üstlenen köprüler; tarihi, mimarisi ve lokasyonuyla gerçek anlamda tarihe tanıklık eden eserlerdir.

Türkiye tarihine eşlik eden 10 tarihi köprü
📢 Üye olmadan dosya (gold içerikler hariç) indirebileceğinizi biliyor musunuz? Youtube sayfamıza abone olduktan sonra istediğiniz içeriğe yorum yazabilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Herhangi bir sebeple ayrı düşmüş iki yakayı, kıyıyı veya vadiyi birbirine bağlayan geçitler olarak tanımlanan köprüler, insanlık tarihinin var oluşundan beri medeniyetlerin gelişim göstermesine ve birbirleriyle ilişkiye geçmesine vasıta olmuştur. Sadece sağladığı faydayla değil mimari ve estetik görünüşleriyle de tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başaran bu yapılar ülkemizin tarihler boyunca aktarılan kültürel mirasının mihenk taşını teşkil ediyor.

1-Alman (Varda) Köprüsü-Adana

Toroslar’ın incisi Adana ilimizin Karaisalı ilçesinin Hackırı mahallesinde yer alan bu tarihi köprü Almanlar tarafından inşa edildiği için bu isimle tanınıyor. Karaisalı Köprüsü olarak da bilinen bu eşsiz güzellikteki ve farklı mimari tarzdaki köprüye yöre halkı “Koca Köprü”’ ismini takmış. Tarihi İpek Yolu’nun coğrafi keşiflerle birlikte önemini yitirmesiyle birlikte İpek Yolu’nun yerini alması planlanan Berlin-Bağdat-Hicaz demiryolu hattının bir parçası olarak Osmanlı İmparatoru 2.Abdülhamit Han ile Alman İmparatoru Kaiser Wilhem

döneminde inşa ettirilen Varda Köprüsü bu güzergahta yer alan en büyük köprü ünvanın da sahibi durumunda.

Köprünün yapımına 1907 yılı içerisinde başlanılıp ortalama 5 yıl yapım süreci sürdüğü için zamanında yörede 5000 kişiye ev sahipliği yapacak bir Alman kasabası kurulmuştur.

Köprünün teknik özellikleri hakkında bilgi vermek gerekirse; Dört ana ayak üzerine kurulu olan Alman Köprüsü kagir (kemerli) köprü türündendir. Toplam uzunluğu 172 metre, genişliği 12 metre olan ve üç büyük kemeri taşıyan köprünün orta ayak yüksekliği ise 99 metredir. Köprünün dış kaplaması da son derece özel bir teknik olan taş örme tekniği ile inşa edilmiştir.

Ayrıca bu tarihi ve nostaljik köprüde”James Bond” serisinin “Skyfall” filminin aksiyon sahneleri de çekilmiştir. Alışılmışın dışındaki özgün mimarı yapısı ve virajlı yollarıyla tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başaran bu tarihi köprümüz 19.yüzyılda Osmanlı ve Almanya arasındaki dostluk rüzgarını sağlamlaştırmak için yapılmıştır.

2-Taşköprü-Adana

Adana’nın şehir merkezini ikiye ayıran Seyhan Nehri üzerinde bulunan ve Seyhan ile Yüreğir ilçelerini birbirine bağlayan Taşköprü, Roma dönemine ait tarihi bir köprüdür. Dünyanın bilinen en eski köprüsü olan bu tarihi Taşköprü, Roma İmparatoru Hadrianus döneminde mimar Auxentus’a yaptırılmıştır.

Roma İmparatoru 1. Justinianus ve Osmanlı döneminde bu tarihi köprü çeşitli tadilatlar görmüştür. İlk yapıldığı dönemlerde bu köprünün her iki girişinde de şu anda göremediğimiz ‘Kale Kapısı’ denilen iki adet taç kapısı bulunmaktaymış. Seyhan Nehri üzerinde yer alan bu köprünün toplam da 21 adet gözü olmasına rağmen nehrin ıslah işlemleri sırasında 7 adet gözü toprak altında kalmıştır.

İlk yapıldığı tarihlerde daha dar olan bu Taşköprü günümüzde 11,40 metre genişliğine ve 310 metre uzunluğuna sahiptir. 2007 yılından beri araç trafiğe kapalı olanbu meşhur köprüde çeşitli kültürel ve sosyal faaliyetler gerçekleştirmektedir.

3-Belkıs (Köprüçay) Köprüsü-Antalya

Antalya’nın Serik ilçesinde Aspendos’un yaklaşık 2 km güneyinde, Köprüpazar çayı üzerinde yer alan bu tarihi köprü yöre insanı tarafından birçok farklı adla biliniyor. Yöre halkı tarafından bu köprü için kullanılan başlıca isimler: Köprüpazar Köprüsü, Tarihi Aspendos Köprüsü ve Sultan Alaeddin Köprüsü’dür.

M.S. 4. yüzyılın ilk çeyreğinde Roma İmparatorluğu tarafından yaptırılan köprü zaman içerisinde yaşanan irili ufaklı depremler neticesinde yıkılmıştır. Selçuklu Devleti 13. yüzyılda eski köprünün tarihi kalıntıları üzerine yeni bir köprü inşa etmeyi başarmıştır. Köprüçay’ın (Eurymedon) iki yakasını birbirine bağlayan bu tarihi köprünün uzunluğu 220 metre genişliği ise 3,5 ile 6,5 metre arasında değişmektedir. Farklı açıklıklardaki yedi adet kemer gözüne sahip olan bu tarihi köprünün en büyük açıklığının uzunluğu 17 metredir. Bu köprü 1999 ve 2004 yılları içerisinde aslına uygun olarak restore edilmiştir.

4-Kanuni Sultan Süleyman (Büyükçekmece) Köprüsü-İstanbul

Batılı tarihçiler taraından Muhteşem namıyla tanınan Sultan Süleyman’ın son seferi olan Zigetvar Seferi esnasında, sefere çıkan ordunun Büyükçekmece Gölü ile Marmara denizin birleştiği noktadan sallarla karşıya geçerken zorlanması sebebiyle buraya köprü yapılması koca sultan tarafından emredilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın kuşatma esnasında vefat etmesi sebebiyle köprü oğlu 2. Selim tarafından 1567 yılı içerisinde tamamlanmıştır.

Mimar Sinan tarafından inşa edilen Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü Osmanlı tarihinin en ünlü mimarlarının başında yer alan Koca Sinan tarafından“Köprü eserlerimin içinde şaheserimdir” şeklinde tanımlanmıştır.

Üzerinde toplam 28 adet kemer bulunduran bu tarihi köprü 636 metre uzunluğunda ve 7,17 metre genişliğindedir. Köprünün yapımı esnasında 40.000 m³ taş kullanılmış olup, Büyükçekmece Gölü’nün suları o dönemin en büyük büyük tulumbaları vasıtasıyla boşaltılmıştır. Büyükçekmece Köprüsü 1986-1989 yılları arasında aslına uygun olarak restore edilmiştir.

5-Irgandi Köprüsü-Bursa

Türkiye’nin en nadide köprülerinden biri olma ünvanını sonuna kadar hak eden Irgandi Köprüsü, kemerli bir yapının üzerinde yükselen sıra sıra dükkânlarıyla pek çok köprüden ayrılıyor. Sarı boyalı 32 adet dükkanıyla, bir mescit ve iki ahırıyla döneminin el sanatları merkezi olan bu tarihi köprü, aynı zamanda bir çarşı hüvviyeti taşıyordu. Lonca sistemine uygun tasarlanan bu çarşı, Osmanlı döneminde seyyahların ve tüccarların sık sık uğradığı önemli bir ticaret merkezi konumundaydı.

Irgandili Ali’nin oğlu Hacı Muslihiddin tarafından 1442 yılı içerinde yapılan Irgandi Köprüsü, kendine has mimarisi stiliyle dünyanın dört çarşılı köprülerinden biri olarak kabul ediliyor. Bulgaristan’ın Lofça şehrindeki Osma Köprüsü, İtalya’nın Venedik şehrindeki Ponte di Rialto ve yine İtalya’nın Floransa şehrinde yer alan Ponte Vecchio, üzerlerinde bulunan küçük dükkânlarıyla Irgandi Köprüsü’yle aynı kategoride kabul ediliyor.

Yalnızca bir kemere sahip olan tarihi Irgandı Köprüsü’nün uzunluğu 300, genişliği ise 11 metredir. Osmanlı Devleti’ne başkentlikte yapmış Bursa şehrine ait olan ilk fotoğraflarda bile bu köprüye ait resimleri görmek mümkün ki bu durum köprünün şehir için bir dönem ne kadar değerli olduğunun göstergesi.

1854 yılında meydana gelen Büyük Bursa Depremi’nde ciddi oranda hasar gören bu köprü Kurtuluş Savaşı sırasında da maalesef Yunan ordusu tarafından bombalanmıştır. Neyse ki 2004 yılında belediye tarafından yürütülen detaylı çalışmalar neticesinde aslına uygun olarak restore edilmiştir.

6-Uzun Köprü-Edirne

Ergene Nehri üzerinde bulunduğundan Ergene Köprüsü olarak da bilinen Uzun Köprü, Serhad şehri Edirne İlimizin Uzunköprü ilçesinde bulunuyor. Cennet mekan Sultan Murat döneminde, dönemin ünlü mimarı “Mimar Muslihiddin” tarafından 1427-1443 yılları arasında inşa edilmiştir. Köprünün toplam uzunluğu 1270 metre genişliği ise 6,8 metredir. Bu tarihi köprü ilk yapıldığı dönemde 174 adet kemere sahipti. Ancak günümüzde yalnızca 164 tanesini görmek mümkün.

Osmanlı mimarisinin en güzide örneklerinden biri olarak kabul edilen Uzun Köprü, kireçtaşı ve traverten cinsi kesme taş bloklar kullanılarak inşa edilmiştir. Köprünün taş ayakları arasında fil, aslan, kuş ve gül figürleri yer almaktadır. Son olarak 1963 yılında tadilat gören Uzun Köprü üzerinden ağır vasıtaların geçişine izin verilmemektedir. Bu tarihi köprümüz 2015 yılı içerisinde UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ne alınmıştır

Ayrıca Avrupa Postahaneleri tarafından düzenlenen Pul Yarışması’nda fotoğrafıyla Avrupa’da birinci seçilmiş ve ‘Altın Pul’ ödülüne de sahip olmayı başarmıştır.

7-Bayramören Köprüsü-Çankırı

Melan Çayı üzerinde yer alan Çankırı’nın Bayramören ilçesinde bulunan bu tarihi köprünün tam olarak yapım yılı bilinmemekle birlikte yaklaşık 250 yaşında olduğu düşünülüyor. Genişliği 3,90 metre, uzunluğu ise 40,40 metre olan Bayramören Köprüsü, yayaların ve hayvanların karşıya geçişi için vadinin iki yakasını birbirine bağlıyor. Kesme taş ayaklar üzerine iri kerestelerin üst üste yerleştirilmesiyle inşa edilen bu tarihi köprünün beton ve demir konstrüksiyon köprülere nazaran farklı bir havası var. Bu ahşap ağırlıklı köprünün 3 adet kesme taştan yapılan ayakları dışındaki her yeri ahşaptan imal edilmiştir.

Bayramören Köprüsünü özel ve güzide kulan bir diğer özellik ise köprünün ayaklarının suyun geliş yönünde üçgen, gidiş yönünde ise dikdörtgen şeklinde tasarlanmış olmasıdır. Bu zarif köprü 2002 yılında aslına uygun olarak restore edilmiştir.

8-Malabadi Köprüsü-Diyarbakır

Türkiye’nin en özgün ve en güzel köprülerinden biri olan Malabadi Köprüsü, dünyadaki taş köprüler içerisinde kemer açıklığı en fazla olanlar arasında yer alması sebebiyle tüm dünya tarafından tanınıyor.

Malabadi Köprüsü 40,86 metre açıklığı sahip kemeri sayesinde dünyanın en geniş kemerli taş köprüsü ünvanının yegane sahibi konumunda. Ayasofya’nın kubbesinin bu geniş kemerin altına sığabileceğini belirtsek, herhalde Malabadi Köprüsü’nün heybetini daha iyi ifade etmiş oluruz.

Akarman veya Karaman Köprüsü olarak da tanınan bu efsanevi köprü 1147 yılında Artuklu Beyliği zamanında Timurtaş Bin-i İlgazi tarafından yaptırılmıştır. Batman Çayı üzerinde uzun yıllardır arz-ı endam eden bu köprü 12. yüzyıl Selçuklu Dönemi mimarisinin kült eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

150 metre uzunluğa, 7 metre genişliğe sahip Malabadi Köprüsü’nün yapımında sarı kalker taşı kullanılmıştır. Köprü kemerinin her iki cephesinde barınak olarak kullanılan iki oda bulunmaktadır. Bu tasarımı bile bu köprüyü diğer köprülerden ayıran son derece önemli bir özelliktir. Ayrıca köprünün üzerinde yer alan insan, güneş ve arslan figürlü kabartmalar da bu köprüyü diğer köprülerden ayıran diğer özelliklerdir. Silvan Belediyesi’nin ambleminin de ana simgesi olan bu tarihi köprü, 1989 yılında belediye tarafından aslına uygun olarakrestore edilmiştir. Tarihi Malabadi Köprüsü 2016 yılı içerisinde UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’ne eklenmiştir.

9-Çifte Köprü-Artvin

Artvin’in Arhavi ilçesinde bulunan Çifte Köprü, Kamilat ve Soğucak nehirlerinin üzerine yapılmıştır. İki adet bitişik sivri kemerli bir yapıya sahip olması sebebiyle Çifte Köprü ismiyle bilinmektedir.

Köprünün inşa edildiği tarih tam olarak bilinmemekle birlikte 18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Birbirlerini tamamlayan ve tam daire özelliği taşıyan köprülerin günümüzde sadece yayalar tarafından kullanılmasına müsade edilmektedir. Kesme taştan imal edilmiş bu zarif köprüler tek gözlü bir yapıya sahiptir.

Yolları son derece eğimli olan köprünün uzunluğu yaklaşık 36 metre, genişliği ise 2,8 metredir. Arhavi İlçe merkezine takriben 10 kilometre uzaklıkta olan Çifte Köprüler 2003 yılında aslına uygun olarak restore edilmiştir.

10-Çobandede Köprüsü-Erzurum

Aras Nehri üzerinde bütün görkemiyle yer alan Çobandede Köprüsü 1298 yılında İlhanlılar’ın veziri Salduzlu Emir Çoban Noyin tarafından yaptırılmıştır. Selçuklu ve İlhanlı mimari anlayışından derin izler taşıyan bu tarihi köprü Erzurum‘un Köprüköy ilçesinde yıllara meydan okumaya devam ediyor. Yöre halkı tarafından anlatılan ve bir şehir efsanesi haline gelmiş hikayeye göre köprünün isminin Çobandede olmasının sebebi, köprüyü yapmayı bir türlü başaramayan ustalara 7 farklı yer gösterip köprünün temelleri buralara yapmalarını söyleyen çoban bir dedeymiş.

İlk yapıldığı dönnemlerde 7 kemer gözüne sahip bir biçimde inşa edilmiş olsa dahi, yıllar içerisinde Aras nehrinde meydana gelen taşkınlardan büyük zarar gördüğü için günümüzde sadece 6 gözü kalmıştır.

Yapımında o coğrafyaya özgü kırmızı, siyah ve gri kesme taşların kullanıldığı bu tarihi köprünün uzunluğu 128 metre, genişliği ise 8,5 metredir. Yapıldığı dönemden itibaren farklı farklı tarihlerde pekçok restorasyon geçiren köprünün son restorasyonu 2011 yılı içerisinde olmuştur.

Benzer İçerik

Emrah Anıl Demir
Merhaba ben Emrah Anıl DEMİR. 2009 yılında  Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak mezun oldum. An itibariyle Gazi Üniversitesi'nde Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimime, Anadolu Üniversitesi'nde Uluslar Arası İlişkiler  ve Atatürk Üniversitesinde Adalet Bölümünde eğitim ve öğrenim hayatıma devam etmekteyim.
    ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

    Henüz yorum yapılmamış.