Dolar 32,8221
BİST 10.771,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 34 °C
Açık

Ev sahipliği oranı Avrupa Birliği ülkelerinde hızla düşüyor

Avrupa İstatistik Ofisi tarafından açıklanan verilere göre gelişmişlik ve refah seviyesi yüksek olan Avrupa Birliği ülkelerinde ev sahipliği oranı hızla düşüyor

Ev sahipliği oranı Avrupa Birliği ülkelerinde hızla düşüyor
📢 Üye olmadan dosya (gold içerikler hariç) indirebileceğinizi biliyor musunuz? Youtube sayfamıza abone olduktan sonra istediğiniz içeriğe yorum yazabilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Arupa İstatistik Ofisi tarafından açıklanan veriler ışığında derlenen bilgiye göre, Avrupa Birliği’ne (AB) bağlı ülkelerde yaşayan nüfusun yaklaşık yüzde 69,9’u kendi konutunda yaşamına devam ediyor. Ev sahipliği oranı Avrupa Birliği’nin en gözde ülkelerinden biri olan Almanya’da yüzde 49,1, Avusturya’da yüzde 54,2, Danimarka’da ise yaklaşık yüzde 59,20 seviyelerinde bulunuyor.

Hırvatistan’da ise ev sahipliği oranı yüzde 90,5, Macaristan’da yüzde 91,7, Slovakya’da yüzde 92,9 Romanya’da ise yüzde 95,3 seviyelerinde olduğu raporda belirtilmiştir.

Avrupa Birliği’nde yaşayan nüfusun yüzde 43,8’i ipotek veya konut kredisi olmadan borçsuz olarak sahibi tarafından kullanılan bir evde yaşantısına devam ediyor. Bu oran Avrupa Birliği (AB) üyesi olan 10 ülkede yüzde 60’ın üzerinde seyrediyor. Borçsuz ev sahipliğinde en yüksek oran ise tüm Avrupa Birliği’ne üye ülkeler içerisinde 93,9 oran ile Romanya’da bulunurken, Hırvatistan yüzde 82,8, Bulgaristan yüzde 82,6 ile Romanya’yı takip ediyor.

Ayrıca, Arupa Birliği’ne üye ülkelerin toplam nüfusunun yüzde 30,1’i ise kiralık konutlarda yaşantılarına devam ediyor. AB ülkeleri içerisinde Almanya yüzde 50,9 oran ile kiracı oranı en fazla ülke olarak ön plana çıkıyor. Almanya’yı yüzde 45,8 oran ile Avusturya, yüzde 40,8 oran ile Danimarka, yüzde 35,3 oran ile Fransa takip ediyor.

Konut Krizi İçinden Çıkılmaz Bir Hal Alıyor

Cushman & Wakefield I TR International Yönetim Kurulu Başkanı Tuğra Gönden, konu hakkında yaptığı açıklamada, Avrupa Birliğine üye ülkelerini büyükşehirlerinde, genellikle merkezi konumlardaki konut maliyetlerinin son derece yüksek olduğunu söyledi.

Gelir düzeyi yüksek ülkelerin büyükşehirlerinde nüfus yoğunluğunun her geçen sene arttığını aktaran Gönden, “Sınırlı konut ve arsa arzı ile kentsel bölgelerin daha fazla insan tarafından yaşamak için tercih edilmesi, konut fiyatlarının önemli ölçüde artmasına sebebiyet veriyor. Sonuç olarak ortaya çıkan bu olumsuz durum konut sahipliği oranlarına da olumsuz manada yansıyor ve insanların konut satın almak yerine kiralık konutları tercih etmesine neden oluyor.

Ayrıca bu talep artışı hem satılık hem de kiralık konut fiyatlarının beklentilerin çok üzerinde yükselmesine sebep olarak bu kısır döngünün kesintisiz bir şekilde devam etmesine sebep oluyor” diye konuştu.

Gelişmiş Avrupa ülkelerinde konut krizinin iyice içinden çıkılmaz bir hal aldığını vurgulayan Gönden, konu hakkında şu ifadeleri kullandı:

“Almanya’da konut krizi iyice içinden çıkılmaz bir hale geliyor ve göçmenlerin ülkeye mülteci olarak gelmesi bu durumu daha da komplike bir hale getiriyor. Özellikle Almanya’nın başkenti olan Berlin gibi büyük metropollerde bu sorun şehrin tamamında hissediliyor.

Gün be gün artan inşaat maliyetleri, yükselen faiz oranları ve mülteci sorunu sebebeiyle tüm ülkede konut açığı son 20 yılın en yüksek rakamlarına ulaştı. Ukrayna-Rusya savaşı sonrasında Almanya’ya sığınan Ukraynalıların konut talebi, ilave 200 bin adet konut ihtiyacına sebebiyet verdi.

Kira fiyatlarındaki artışlar halk nezdinde ve kamuoyunda büyük tepkilere yol açtı toplumda infial etkisi yarattı ve mevcut iktidar her gün daha da derinleşmekte olan bu soruna karşı çözüm bulmak için bir referandum düzenledi. Referandum neticesinde, kamulaştırma yoluna gidilerek 240 binden fazla konutun kamulaştırılmasına yüzde 56,4 oranında evet oyu çıktı.

Tıpkı Almanya gibi son derece önemli bir Avrupa Birliği ülkesi olan Fransa’da da benzer konut krizi sorunları yaşanıyor. Fransız hhalkının aylık harcamalarının en önemli kısmını kira giderleri oluşturuyor. Bilhassa başkent Paris gibi merkezi yerleşim noktalarında konut fiyatlarının beklentilerin çok üzerinde artması, konut arayanları şehir merkezlerinden uzaklaştırmakta ve aynı zamanda kiralık konut bulma sürecini hem uzatmakta hem de neredeyse imkansız hale getirmekte.

Abbe Pierre Vakfı tarafından açıklanan rapora göre, 2022 yılı itibarıyla Fransa’da 4,15 milyon kişi yaşadığı barınma sorunu sebebiyle insanlık dışı koşullarda hayatını sürdürüyor. Ülke genelinde yaşanmakta olan konut arzı sıkıntılarının ardından Fransa Başbakanı Elisabeth Borne, konut sıkıntısı yaşanan bölgelerde vatandaşların konutlara daha kolay erişebilmelerini sağlamak için bankalarla iş birliği yaparak kredilere daha kolay erişim sağlamayı ve 0 faizle kredi imkanları sunmayı hedeflediğini açıkladı.”

Barınma Maliyetleri Diğer Harcamaların Ötelenmesine Sebep Oluyor

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan diğer bir veriye göre, barınma maliyetleri çoğu hanede harcamaların en büyük kalemini oluşturuyor. Kira ya da konut taksitlerinde beklentilerin çok üzerinde yaşanan artışlar potansiyel olarak diğer harcamaların (temel ihtiyaçlar gibi) ötelenmesine veya tamamen iptal edilmesine sebep oluyor.

Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre barınma maliyeti yüzde 5’in altında olan ülkeler arasında, Litvanya, Malta, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İrlanda ve Macaristan bulunuyor.

Buna karşılık Yunanistan sahip olduğu yüzde 28,8 oran ile en yüksek yüzdeye sahip olurken, Yunanistan’ı yüzde 15,5 oran ile Danimarka, yüzde 12,5 oran ile Hollanda, yüzde 11,6 oran ile Bulgaristan, yüzde 11 oran ile Almanya izliyor.

Ülkeler arasında yaşanan bu tür değişkenlikler, farklı bölgesel konut fiyat seviyeleri, sosyal konut için uygulanan ulusal politikalar, kamu sübvansiyonları ve hükümetlerin konut için sağladığı yardımlardan kaynaklanıyor.

Benzer İçerik

Emrah Anıl Demir
Merhaba ben Emrah Anıl DEMİR. 2009 yılında  Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak mezun oldum. An itibariyle Gazi Üniversitesi'nde Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimime, Anadolu Üniversitesi'nde Uluslar Arası İlişkiler  ve Atatürk Üniversitesinde Adalet Bölümünde eğitim ve öğrenim hayatıma devam etmekteyim.
    ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

    Henüz yorum yapılmamış.