Dolar 32,3458
BİST 9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara 20 °C
Az Bulutlu

Dünyanın son dönemdeki en meşhur 5 mimarı ve yapıtları

Dünyanın en iyi mimarının kim olduğunu belirlemek oldukça zor. Ancak kendileri ve yapıtları herkesce bilinen dünyanın en ünlü mimarlarını sizin için araştırdık.

Dünyanın son dönemdeki en meşhur 5 mimarı ve yapıtları
📢 Üye olmadan dosya (gold içerikler hariç) indirebileceğinizi biliyor musunuz? Youtube sayfamıza abone olduktan sonra istediğiniz içeriğe yorum yazabilir veya bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yeryüzünün son dönemdeki en meşhur mimarlarını araştırırken bir kriter belirlemek ve bu kriterler ışığında seçim yapmak pek de kolay bir işlem değil. Yine de herkesçe bilinen, kendisi olmasa bile eserleri muhakkak tanınan hatta ve hatta eserleri kendi isimlerinin bile önüne geçen dünyanın son dönemdeki en ünlü mimarlarının kimler olduğunu ve onlara bu ünlerini kazandıran, bu mimarları bu kadar özel ve farklı kılan özelliklerini yazımızın detaylarında bulacaksınız.

1-Frank Lloyd Wright

Frank Lloyd Wright, dünya genelinde modern mimarinin en önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kendisi yalnızca mimar değil yazar ve eğitimci kimliğinede sahiptir. Babası rahip annesi ise öğretmen olan Wright ailesinin yaşadığı geçim sıkıntılarından ötürü liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Üniversitede eğitim veren bir profesörün yanında iş hayatına giriş yapmış, teknik resim ve matematik gibi dersler alarak kendini ve becerilerini geliştirme fırsatı bulmuştur. Teknik ressam olmak için gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nin Chicago şehrinde ünlü bir mimarın yanında çalışmaya başlamış, konut mimarisi ve konut mimarisinin püf noktaları hakkında detaylı bilgi edinmiştir. Yanında çalıştığı ünlü ve kıymetli mimarlar sayesinde kendi mimarlık felsefesini ve mimarlık anlayışını oluşturmaya taa o günlerde başlamıştır. Mimar olarak çalışmaya başladığı şirkette müdürlük ve departman sorumluluğu makamlarına yeteneği sayesinde kısa sürede erişmiştir. Mesleki anlamda git gide gelişim gösteren Wright daha sonra yaşadığı şehirde kendi ofisini açmış ve çocukları tasarımı kendisine ait olan bu evde dünyaya gelmiştir. Frank Lloyd Wright’ı farklı ve özel kılan en önemli özellik ise yapıtlarındaki doğal ve organik konsepttir. Yapıtlarının hemen hemen her metrekaresinde hissedilen doğa ve insan arasındaki uyum arayışı ile Frank Lloyd Wright organik mimarinin kurucusu ve fikir babası olarak kabul edilmektedir.

Peki ama modern mimarinin en önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen Frank Lloyd Wright’ın en az kendisi kadar bilinen yapıtlarını hadi hep beraber tanıyalım!

a) Prairie Evleri

Daha önce tasarladığı Winslow Evi’nden sonra Amerikan yaşam tarzı ve Amerikan ev stilleri hakkında detaylı bir çalışma yapmaya başlayan mimar Praire Evleri projesini tüm dünyaya tanıtmıştır. Ünlü Mimar sadece evi değil evin içerisindeki eşya ve aksesuarları da ev kadar özenli bir çalışma neticesinde tasarlamaktaydı. Bu evlerden dünya çapında en tanınanları ‘Willst ve Robie Evleri’dir. Küçük, konforlu ve rahat olarak literatüre geçen bu evler geniş saçaklara ve yatay hatlara sahiptir. Bu yeni eve ait teras ve gizli bahçenin kullanımı ise yeni ve modern mimarinin başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

b-) Larkin Yönetim Binası

Ünlü mimarın ev dışı binaları arasında en önemlisi olarak kabul görmektedir. Bu bina tüm dünyada açık ofis mimarisinin başlangıcı olarak kabul edilir.

c-) Taliesin Evleri

Mimarın kendisine ait olan bu muhteşem ev daha önce maalesef iki kez yanmıştır. Bu yangınlardan ötürü aynı evi üç kez inşa etmek zorunda kalmıştır. Ayrıca mimarın en değer verdiği öğrencileri bu evde staj yapma şansı bulmuşlardır.

d-) Tokyo İmparatorluk Oteli

Frank Lloyd Wright Japonya’nın başkenti Tokyo’ya bu oteli inşa etmek üzere bizzat Japon yetkililer tarafından davet edilmiştir. Bu projeyi başka mimarlarla birlikte yürüten Wright için bu projenin kilit noktası binanın yüksek şiddetteki depremlere dayanıklı olmasıydı.

Depremlerleriyle meşhur Tokyo’ya bu binayı kazandırmak için yoğun çaba sarf eden mimar binanın açıldığı gün meydana gelen normalin üstünde bir şiddete sahip olan deprem sebebiyle binanın sağlamlığının testine bizzat gözleriyle tanık olmuştur. Bina bu deprem testinden de başarıyla geçmeyi başarmıştır.

e-) Şelale Evi

Bu binayı özel ve farklı kılan en önemli özellik sanat severlerce Amerikan mimarlık tarihinin en iyi eseri olarak kabul edilmesidir. Organik mimarinin en etkili örneğidir. Şelale Evi, Times dergisine kapak olmayı başarmışdır. Bu bina derenin şelaleye dönüştüğü en özel noktaya inşa edilmiştir. Doğa ile sorunsuz bir bütünlük ve uyum içerisinde yıllara meydan okumaktadır.

f-Usonian Evleri

Jacob’s House

Amerika Birleşik Devletleri büyük bir ekonomik kriz yaşarken Wright’ın düşük bütçeye sahip Amerikan vatandaşlarının ev ihtiyacını karşılamak için geliştirdiği ev stilidir.

g-) Guggenheim Müzesi

Dünyaca ünlü mimarın en ünlü eseri olarak kabul edilmektedir. Dünyadaki pek çok kişi onu bu yapıtıyla tanımaktadır. Yaklaşık on yıllık detaylı bir proje çalışması sonucu bu müze ortaya çıkmıştır. Wright’ın ölümünden 6 ay sonra açılışı yapılan bu bina mimarın son eseri olması özelliğini taşımaktadır.

2- Zaha Hadid

2004 yılında Pritzker Mimarlık Ödülü’nü kazanmayı başaran Bağdat doğumlu dünyaca ünlü mimar Zaha Hadid, Beyrut Amerikan Üniversitesi’nde matematik eğitimini tamamladıktan sonra İngiltere’nin başkenti Londra’da Mimarlar Derneği’nde mimarlık kariyerine başladı.

Zaha Hadid 27 yaşında ortağı olmayı başardığı şirkette mimar olarak çalışmaya başlamış, buradan ayrıldıktan sonra ise kendi mimarlık firmasını kurmuştur. Zaha Hadid sadece bir mimar olmakla yetinmemiş bunun yanında birçok prestijli kurum ve üniversitede ders vererek bilgi ve tecrübelerini gelecek nesillere aktarmayı kendine bir vazife saymıştır. Kalıpları yıkıcı, son derece yenilikçi ve özgün bir mimar olarak tanınan Zaha Hadid’in bazı projeleri maalesef ütopik bulunarak inşa edilemese de kendisi Pritzker Mimarlık Ödülü’de dahil olmak üzere birçok prestijli ödülün sahibidir. Dünyanın en güçlü kadınları listesine de girmeyi başaran Zaha Hadid Birleşik Krallık onur nişanesine ve onur diplomasına da Birleşik Krallık tarafından layık görülmüştür. Zara Hadid’in tekniği bazı otoriterelerce absürd ve ütopik bulunsa da içinde bulunduğumuz hız ve uzay dönemine oldukça hitap eden eserler ortaya koymuştur. Kendisi, geleceği değil şimdiyi ve anı mimarize etmiş bir sanatçıdır.

Hadi hep beraber kalıpları yıkıcı, yenilikçi ve bu özgün mimarın en az kendisi kadar ünlü yapıtlarını tanıyalım!

a-) Çadır Köprü-Köprü Pavyonu

İspanya’nın kadim şehirlerinden olan Zaragoza’da yer alan ve şehrin en önemli sembollerinden biri olan bu köprü Zaha Hadid’in en ünlü tasarımlarından biridir. Nehrin üzerinde konumlanmış olan yapı hem köprü hem de çok amaçlı sergi alanı olarak tasarlanmıştır. Zaragoza şehrinde 2008 yılında gerçekleştirilen EXPO-2008 için tasarlanmış olan bu köprüden saat başı on binden fazla ziyaretçinin geçtiği tahmin edilmektedir.

b-) Guangzhou Opera Binası

Asya kıtasının kadim ve yükselen değeri olan Çin’in Guangzhou kentinin ilk opera binasıdır. Bu bina şehirdeki kültürel devrimin ve kültürel reformun en önemli ve en değerli parçası olarak kabul edilmektedir. Çünkü şehri finanse eden çok katlı ve yüksek binalarla kültür binaları arasında köprü vazifesini üstlenmiştir. Zaha Hadid’in bu zarif tasarımı hem içerden hem dışarıdan sahip olduğu muhteşem görsellik sebebiyle bu dünyaya ait değilmiş gibi durmaktadır.

c-) Haydar Aliyev Kültür Merkezi

Zaha Hadid’in bu eşsiz tasarımı, dost ve kardeş ülke Azerbeycan’ın düzenlediği bir yarışmayı kazanması neticesinde ortaya çıkmıştır. Binayı Dia Holding isimli Türk firması inşa etmiştir. Azerbaycan’ın sembol yapılarından biri olan bu bina Azerbeycan mitolojisinde son derece önemli bir konma sahip olan “Hazar Denizinin Yükselişi’ni” sembolize etmektedir.

d-) Londra Su Sporları Merkezi

2012 yılı içerisinde İngiltere’nin Londra şehrinde düzenlenen olimpiyatlar için Zaha Hadid tarafından tasarlanmıştır. Yapı son derece hareketli bir formasyona sahiptir ve yapının ana konsepti akıcı su geometrileridir.

e-) Phaeno Bilim Merkezi

Almanya’nın Wolfsburg kent yönetiminin ve kentin gelişmesi için yaptırılan ve inşası 2005 yılında tamamlanan inovatif ve efektif bir bilim merkezidir. Zaha Hadid’in üstün zekasının bir göstergesi olan yapının çizimleri ve yapının kolonlarında kullanılan mühendislik teknikleri, daha önce denenmemiş üst düzey mimariden izler taşımaktadır. Zaha Hadid kendisi için de son derece özel olan bu farklı proje için, uzayın operatik gücünün bina içerisinde ve binanın görselinde hissedilebileceğini belirtiyordu.

3- Norman Foster

Dünya genelinde pek çok komiteye katılmış, uluslararası alanda çok sayıda ödülü bulunan, sayısız eseri dünya mimarisine kazandırmış son derece meşhur bir mimardır. Mimari alanda kazandığı başarılarından ötürü Şövalye ve Lord ünvanları İngiltere Kraliçesi tarafından kendisine bahşedilmiştir. Uluslararası alanda 50’den fazla yarışma kazanmıştır. Norman Foster’ın birbirinden değerli 220’den fazla ödülü evinin duvarlarını süslemektedir. Otoriterlerce, çağdaş mimari ve ileri teknoloji mimarinin dünya çapında en ünlü uygulayıcısı olarak kabul edilmektedir. Yapmış olduğu mimari tasarımlarda teknolojik ve toplumsal yeniliklere azami dikkati gösterirken kültürel duyarlılığının yitirilmemesine aynı ölçüde özen göstermiştir.

Hadi hep birlikte ileri teknoloji mimarinin en ünlü isimlerinden olan Norman Foster’ın dünya mimarisine kazandırdığı ünlü yapıları tanıyalım!

a-) Hong Kong Havalimanı

Eski uluslararası havalimanının yolcu kapasitesi vb. sebeplerden ötürü çağın ihtiyaçlarına cevap verememesi sebebiyle dünyaca ünlü mimar Norman Foster tarafından yeniden tasarlanmıştır. Bu havalimanın en fazla dikkat çeken yönü ise deniz doldurularak kısa sürede inşa edilmesi, sahip olduğu doğal aydınlatma ve konumu itibariyle elde ettiği ulaşım kolaylıklarıdır.

b-) Reichstag Restorasyonu

Almanya için son derece değerli olan ve tarihi bir anlama sahip olan bina restore edileceği dönem de Foster tarafından “a dan z’ ye” mimari açıdan yeniden tasarlanmıştır.

c-) Millau Viyadüğü

Köprüyü farklı kılan en önemli özellik kablo destekli bir asma köprü olmasıdır. Millau Viyadüğü çok önemli bir ünvana daha sahiptir bu ünvanda; Üzerinden araç geçen en yüksek köprü ünvanıdır. Yapıldığı dönem de kullanım ömrü 120 yıl olarak öngörülen bu köprü saatte 225 km hızla esen rüzgara karşı dahi dayanıklıdır.

d-) Apple Store

Norman Foster daha önceki yıllarda Apple Campus 2 tasarımınıda yapmıştır. İstanbul’un en ünlü alışveriş merkezlerinden biri olan Zorlu Center’da bulunan Apple mağazası da yine Norman Foster tarafından tasarlanmıştır.

4-) Frank Gehry

Postmodern mimarinin hemen akabinde, 1980’li yılların sonlarına doğru ortaya çıkan, konsept anlamında, yapılmış olanı söküp tekrar birleştirme prensibi üzerine kurulu olan Dekonstrüktivizmin en önemli uygulayıcılarından biri olarak tüm dünya genelinde kabul edilmektedir. Frank Gehry yalnızca bir mimar değil aynı zamanda çok önemli bir tasarımcı ve sanatçıdır. İçinde yaşadığımız yüzyılın akımı olan post-modernizmin de önde gelen temsilcilerindendir.

Hadi hep birlikte dünyaca ünlü mimarın dünya mimarisine kazandırdığı ünlü binaları tanıyalım!

a-) Stata Merkezi

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nin teknoloji üstünde üç adet araştırma merkezi yer almaktadır. Bina kıvrımlı yapısı ve alışılmışın dışında tasarımı ile Gehry’nin mimari anlayışının tüm karakteristik izlerini taşımaktadır.

b-) Dans Eden Ev

Hollanda menşeili bir sigorta şirketi olan Nationale-Nederlanden’in Çekya’nın başkenti olan Prag’ın şehir merkezinde inşa ettirdiği binaya verilen takma isimdir.

Fred ve Ginger isminde dans eden iki partneri sembolize ettiği için binaya bu isim verilmiştir. Barok, Gotik ve Art Neovaou (yeni sanat) akımından izler taşıyan yapı diğer binalar arasından hemen fark edilmektedir. Sahip olduğu farklı mimarisi sebebiyle ülke genelinde pekçok tartışmaya konu olan evin diğer bir ismi de “Sarhoş ev”dir.

c-) Weismann Art Museum

Frederick R. Weisman Art Museum veya diğer bir ismiyle Weisman Art Museum Amerika Birleşik Devletleri’nin Minnesota eyaletinin Minneapolis şehrindeki Minnesota Üniversitesi Twin Cities Kampüsü’ne 1934 yılında inşa edilmiş bir müzedir.

Eserin en önemli ve en farklı özelliği ise bakıldığı noktaya göre farklılık göstermesidir. Minnesota Üniversitesi içerisinde yer alan yapılar arasında en dikkat çeken bina olan bu yapıya kampüs bölgesinden bakıldığında tuğla ve kumaş; ters istikametten bakıldığında ise metal kaplama izlenimi vermektedir.

d-) Walt Disney Concert Hall

Yaklaşık üç bin kişilik devasa bir konser salonuna sahip olan binanın birçok yan hizmeti de bulunmaktadır. Bu muhteşem konser salonu Los Angeles Filarmoni Orkestrası’na ve Los Angeles Büyük Korosu’na ev sahipliği yapmış olması sebebiyle müzüikseverler için son derece özel bir konuma sahiptir. Walt Disney’in eşi Lillian Disney’in eşine ve Los Angeles’da yaşayanlara armağan ettiği konser salonu 2003 yılından beri hizmet vermektedir.

5-) Leoh Ming Pei

Dünya genelinde modern mimarinin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ayrıca bu Uzak Doğu’lu mimar yüksek modernist mimarinin yeryüzündeki son temsilcisi olarak bilinmektedir. Mimarlık eğitimini birden çok kurumda alan Leoh Ming Pei dünyanın sayılı mimarları arasındadır ve Pritzker Mimarlık Ödülü’de dahil olmak üzere birçok mimarlık ödülünün de sahibidir. Dünyanın farklı kıtalarında çok sayıda eseri bulunan mimar yapıtlarında daha çok cam, kayaç, beton ve çelik tercih etmektedir. Yapıtları genellikle basit formdadır fakat diğer mimarlarca devasa heykel parçalarını andırdıkları belirtilmiştir. 38 yaşında kendi mimarlık firmasını kurmayı başaran I.M. Pei’nin iki evladı da kendisi gibi mimardır ve her iki çocuğunun da kendilerine ait mimarlık şirketleri vardır.

Hadi hep beraber yüksek modernist mimarinin yeryüzündeki son temsilcisi olan Leoh Ming Pei’nin eserlerini inceleyelim.

a-) Louvre Piramidi

Aşk şehri Paristeki Louvre müzesinin avlusunda bulunan eser cam ve çelikten oluşmaktadır. 1989 yılında yapımı tamamlanan dört piramitten büyük olanı müzenin ana girişidir. Klasik mimari tarzdaki Louvre müzesinin genel yapısına uygun bulunmayan bu yapı müzenin genel ahengini bozduğu düşünülerek pekçok tartışmaya sebep olmuştur. Buna karşın bazı kesimlerce oldukça fazla beğeni toplamayı başararak ultra-modern bir mimari tarz olarak değerlendirilmiş ve sıklıkla farklı mimarlar tarafından taklit edilmiştir.

b-) Ulusal Sanat Galerisi

Ulusal bir sanat müzesi olarak tasarlanan ve bu formatta inşa edilen yapıda iki binden fazla heykel bulunmaktadır. Tüm bunlara ilaveten müze içerisinde bağışlarla gelen tablo, dekoratif sanat ve porselen yer almaktadır.

c-) Çin Bankası Kulesi

Çin Bankası Kulesi (Bank of China Tower), Hong Kong’da yer alan devasa büyüklükteki gökdelendir. Geometrik mimarinin usta ismi Leoh Ming Pei tarafından tasarlanmış olan bina 72 katlı olup gökdelenin toplam uzunluğu 367 metredir. Çin Bankası Kulesi dünyanın en uzun gökdelenlerini lisesinde yer almaktadır. Bu kule 17 Mayıs 1990 yılında hizmete açılmıştır.

d-) John F. Kennedy Başkanlık Müzesi ve Kütüphanesi

John F. Kennedy Başkanlık Kütüphanesi ve Müzesi Amerika Birleşik Devletleri’nin 35. Başkanı olarak görev yapmış olan John F. Kennedy’ye adanmış bir başkanlık kütüphanesi ve müzesidir. Massachusetts eyaletinin Boston şehrindeki Dorchester mahallesininin Columbia Point bölgesinde inşa edilerek Amerikan halkının hizmetine sunulmuştur.

Başkan Kennedy’e ithaf edilen kütüphane içerisinde dönemine ait orijinal belgeler ve iletişim bilgileri yer almaktadır. Ayrıca ünlü yazar Ernest Hemingway’e ait basılı ve basılmamış birçok eserde yine bu binada bulunmaktadır.

e-) İslam Eserleri Müzesi

Dünyanın yükselen yeni yıldızı olan Katar’ın başkenti Doha’daki en etkileyici binalardan biridir. 2008 yılından beri hizmet vermekte olan müze yapay bir ada üzerine inşa edilmiştir. İslam Eserleri Müzesin’de İslam sanatına ait birbirinden kıymetli eserler bütün güzelliğiyle sergilenmektedir.

Bu bina mimari açıdan antik İslam mimarisinden izler taşımasının yanında kendine özgü bir tarzı olduğu kabul edilmektedir. Pei emekli olduktan sonra gelen yoğun ısrarlar üzerine bu eşsiz güzellikteki yapıyı inşa etmiştir. Yapıyı en güzel ve en etkileyici şekilde inşa etmek gayesiyle altı ay boyunca İslam ülkelerini ziyaret etmiştir.

Benzer İçerik

Alıntı:https://www.sanatperver.com/dunyanin-en-unlu-bes-mimari-ve-yapitlari/

Emrah Anıl Demir
Merhaba ben Emrah Anıl DEMİR. 2009 yılında  Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak mezun oldum. An itibariyle Gazi Üniversitesi'nde Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimime, Anadolu Üniversitesi'nde Uluslar Arası İlişkiler  ve Atatürk Üniversitesinde Adalet Bölümünde eğitim ve öğrenim hayatıma devam etmekteyim.
    ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

    Henüz yorum yapılmamış.