Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara °C

Antik dünyanın ve yeni dünyanın 7 harikası nelerdir?

Hem tarihi hem de mimari açıdan büyük önem arz eden dünya harikaları eski ve yeni olmak üzere iki kategoriye ayrılıyor. Bu harikaları sizin için inceledik.

Antik dünyanın ve yeni dünyanın 7 harikası nelerdir?
📢 Üye olmadan dosya (gold hariç) indirebileceğinizi biliyor musunuz? Youtube sayfamıza abone olduktan sonra istediğiniz içeriğe yorum yazabilir veya hızlı dönüş için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Teknolojinin çoğu nimetinden faydanılmadan tamamen insan eliyle meydana gelmiş olağanüstü güzellikteki hem mimari hem tarihi öneme sahip yapıtlar literatürde Dünya Harikaları olarak biliniyor. Eski ve Yeni olarak iki ayrı listesi bulunan yapıtların herbiri görülmeye ve saatlerce incelenmeye değer. Bu yazımızda antik dünyanın 7 harikası ile yeni dünyanın 7 harikasını bulacaksınız.

Dünyanın Eski 7 Harikası

Dünya harikalarını tespit etme fikri ilk olarak milattan önce 5. yüzyılda Yunan tarihçi ve yazar olan Heredot tarafından ortaya atıldı. “Dünyanın Eski 7 Harikası’nın” günümüzde tüm dünya tarafından kabul gören hali M.Ö. 2. yüzyılda son şeklini aldı. Maalesef eski 7 harikadan şu an yalnızca Keops Piramitleri günümüze ulaşmayı başardı. Geriye kalan 6 adet harika yapıt ise; zaman, doğa ve insan etkileriyle ya tamamen yok oldular ya da yok olmaya yakın harabe bir vaziyetteler.

1-Keops Piramidi

Keops/Khufu Pieamidi-Kahire/Mısır

Khufu Piramidi ya da Büyük Piramit olarak da tanınan Keops Piramidi, antik Mısır’ın en büyük anıtsal eserlerinden bir olarak kabul ediliyor. Günümüzde Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan ve hala şekli büyüklüğü ve hikayesiyle yapıldığı günden bugüne kadar tüm sırlarını korumayı başaran Keops Piramidi’nin M.Ö. 2560 yıllarında, Mısır firavunu Khufu için inşa edildiği düşünülüyor.

Keops Piramidi’nin/Khufu Primadinin yapımının yaklaşık 20 yıl sürdüğü ve 3800 yıl boyunca dünyanın en büyük insan yapımı olarak kabul gördüğü biliniyor. Yükseklik rekorunu ise 4000 yıl boyunca korumayı başaran Keops Piramidi’nin inşasında hangi yöntemlerin kullanıldığına dair henüz net bir bilgi bulunmuyor. Yalnızca bu muhteşem yapıtın kireçtaşı ve granitten oluştuğu biliniyor.

2-Babil’in Asma Bahçeleri

Babil’in Asma Bahçeleri El-Hile-Nineveh/Irak

Dünyanın eski 7 harikası arasındaki yapıtlar arasında belkide en gizemli olanı Babil’in Asma Bahçeleridir. Milattan önce 600 yıllarında yapıldığı tahmin edilen antik yapının yeri maalesef hala tam olarak bilinemiyor. Yüz yıllardır bilim adamları ve arkeologlar tarafından yürütülen çalışmalardan da henüz bir netice alınamadı. Tahmini olarak bu gizemli yapının günümüzde Irak’ın Hille şehrinin yakınlarına düşen Babil kentinde kurulduğu düşünülüyor.

Antik dönem kaynaklarına göre burası Babil Kralı II. Nebukadnezar tarafından memleket hasreti çeken çok sevdiği eşi Semiramis için yaptırılmıştır. Çölün ortasında adeta bir vaha görünümüne sahip olduğu tahmin edilen bu yemyeşil yapının varlığına dair fiziki bir kanıt halen bulunamamıştır. Eski dönem kaynaklarında yemyeşil bir alanda türlü türlü ağaçların, asma bahçelerinin, rengarenk çiçeklerin ve merdivenlerin yer aldığı belirtilmiştir. Cennetle eş tutulan Babil’in Asma Bahçeleri’nde çağın çok ötesinde bir mühendislik ile su taşıma çözümlerinin geliştirildiği bu sayede de kurak çöl topraklarının yeşillendiği düşünülmektedir.

3-Artemis Tapınağı

Artemis Tapınağı-Efes/Türkiye

Dünya Harikaları listesi içerisinde Türkiye’de bulunan iki yerden biri Artemis Tapınağıdır. Tanrıça Artemis’e ithafen yapılan bu mabed, İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunuyor. Günümüzde İzmir’in Efes Antik Kenti’ne yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta yer alan tapınağın M.Ö. 550 yılında yapıldığı tahmin ediliyor.

Tamamen mermerden yapılmış olan bu muhteşem tapınaktan maalesef günümüze yalnızca birkaç mermer parçası ulaşmayı başarabilmiştir. Artemis Tapınağı hakkındaki rivayetlere göre tapınak M.Ö. 356 yılında, hiçbir zaman unutulmak istenmediğini belirten Herostratus tarafından yapılmıştır.

Tapınak sadece ibadet merkezi veya bir mabed değildi. Artemis Tapınağı o dönemlerde güçlü bir ticaret merkezi olan Efes’in aynı zamanda finans ve ticaret açısından da en önemli konumlarından biriydi. Lidya Kralı Kroisos tarafından temellerinin atıldığı düşünülen Artemis Tapınağı’nın yaklaşık 120 yıl da tamamlandığı düşünülmektedir.

4-İskenderiye Feneri

İskenderiye Feneri-İskenderiye/Mısır

Tarihte inşa edilen en yüksek deniz feneri ünvanının sahibi olan yapı; Knidoslu Sostratus’un mimarlığında, M.Ö. 300 yıllarında Mısır’ın İskendiriye şehrinde yapılmıştır. Bu devasa fener maalesef günümüze ulaşmayı başaramamıştır. Pharos Adası üzerine beyaz mermerden oluşacak şekilde yaptırılan fener 135 metre yüksekliğe sahip olup tepesine yerleştirilen tunç ayna sayesinde 70 kilometre uzaklıktan dahi rahatça görülebiliyordu. Knidoslu Sostratus’un mimarı olduğu bu üç bölümden oluşan muhteşem fener deprem ve sel gibi doğal afetler sebebiyle yıkılmıştır.

5-Halikarnas Mozolesi

Halikarnas Mozolesi-Bodrum/Türkiye

Ülkemizdeki yer alan diğer bir eski dünya harikası ise Halikarnas Mozolesidir. Son yılların en gözde tatil beldesi olan Bodrum’un sınırları içerisinde bulunan mozole, M.Ö. 350 yılında yapılmıştır. Karia Kralı Mausolos için karısı ve kız kardeşi tarafından yaptırılan bu eşssiz güzellikteki anıt mezar, mimari olarak hem Yunan hem Mısır mimarisinden izler taşımaktadır. Halikarnas Mozolesi piramit yapısındaki çatı formuyla Mısır mimarisinden ve kolon yapısıyla ise Yunan mimarisinden esinlenmiştir. Halikarnas Mozolesi sahip olduğu bu karma mimari özelliklerinden ötürü kendinden sonra gelen tüm anıt mezarlara “mozole” denmesine sebep olmuştur.

15. yüzyılda meydana gelen büyük depremde zarar gördüğü tahmin edilen mozole, bölgeye gelen Saint Jean Şövalyeleri tarafından yıkıntı halinde bulunmuştur. Şövalyeler mozolenin taşlarını Bodrum Kalesi’nin inşasında kullanmıştır. Bu sebepten ötürü Halikarnas Mozolesi’nin kalıntıları çoğunlukla eksik ve açık hava müzesi olarak gözlemlenebiliyor.

6-Zeus Heykeli

Zeus Heykeli-Olympia/Yunanistan

Antik Yunanistan’ın en önemli şehirlerinden biri olan Olympia’da bulunan heykel, altın ve fildişi kullanılarak yapılmıştır. Baş tanrı Zeus’a ithafen yapılan heykel, Zeus Tapınağı’nın içerisinde yer alıyordu. Milattan Önce 400’lü yıllarda dönemin ünlü heykeltraşı Fidias tarafından yapılan heykel 13 metre uzunluğundaydı. Sahip olduğu yükseklik sebebiyle heykelin başı neredeyse tapınak tavanına değiyordu. Büyüklüğü, parlaklığı ve sahip olduğu detaylı süslemeleriyle Zeus Heykeli insanı kendine hayran bırakmaktaydı.

Milattan sonra 391 yılına kadar Zeus tapınağı içerisinde kalan Zeus Heykeli, tapınağın kapanmasıyla birlikte o dönem Konstantinapol ismiyle bilinen şehre taşındı. M.S. 462 yılında meydana gelen büyük yangında neredeyse tamamına yakını yanan heykelden kalan parçalar Paris’in Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir.

7-Rodos Heykeli

Rodos Heykeli-Rodos Adası/Yunanistan

Antik dünyanın 7 harikası listesinin son sırasında bulunan Rodos Heykeli adından da anlaşılacağı üzere Rodos Adası’nda konumlanıyor. Bir dönemin önemli ticaret şehirlerinden biri olan Rodos’un liman girişinde yer alan heykel, Antik Yunan’ın Güneş Tanrısı Helios’a ait. Milattan Önce 304 yılında Makedonyalı Antigonitler ile varılan barış sonucu, Tanrıya şükranlarını sunmak gayesiyle yaptırılan heykel yaklaşık 32 metre yüksekliğe sahipti.

Yapım sürecinin 12 yıla yakın sürdüğü düşünülen Rodos Heykeli’nin ayakları kara parçalarının üzerinde dururken ayaklarının arasından gemilerin limana giriş yapabildiği tahmin ediliyor. Ancak dönemin sahip olduğu teknolojik imkanlar göz önünde bulundurulduğunda böyle bir yapıtın yapılmasının neredeyse imkânsız olduğu düşünülüyor. Tamamen tunçtan yapılan yapıt zaman içerisinde meydana gelen büyük depremler sebebiyle önce yıkılmış akabinde yana batmış ve birkaç yüzyıl kadar ayağa kaldırılamadan bu haliyle kullanılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki meşhur Özgürlük Anıtı’nın da ilhamını Rodos Heykeli’nden aldığı rivayet edilmektedir.

Dünyanın Yeni 7 Harikası

Dünyanın Antik 7 Harikası’nın ardından 2007 yılında İsviçre’de kurulan ve İsviçre’de faaliyet göstermekte olan “New 7 Wonders” isimli bir kuruluş tüm dünya vatandaşlarını “Dünyanın 7 Yeni Harika’sını” seçmeye davet etti. İnternet üzerinden yapılan oylamaya tüm dünyadan 10 milyondan fazla insan katıldı. 7 Temmuz 2007 yılında neticelenen anket çalışmasında seçilen ve zamana meydan okuyan Dünyanın Yeni 7 Harikasına dair tüm detaylar yazımızda.

1- Çin Seddi

Çin’Kuzeybatısı-Çin

Çin Seddinin yapımına, Çin’in o dönemki sınır komşularının girişini engellemek ve bölge ilişkilerini yeniden düzenlemek amacıyla milattan önce 7.yüzyılda başlanılmıştır. Çin’in kuzeybatısı boyunca uzanan yapı dünyanın en uzun duvarı ünvanının da sahibidir. Dünyanın en uzun duvarı olma ünvanını yapıldığı günden beri koruyan Çin Seddi Huang Ho Nehri’ni ikiye ayırmaktadır. Çin’in kuzeybatı bölgesi boyunca bilhassa Türk ve Moğol saldırılarını engellemek amacıyla yapılan savunma duvarına ait kalıntılar Po Hay Körfezi’ndeki deniz kıyısında yer alıyor. Günümüzde halen ayakta kalan kısmının ise Ming Hanedanı döneminden kaldığı düşünülmektedir. Günümüzde yalnızca 2500 kilometre uzunluğundaki parçası görülebilen dünyanın en uzun savunma duvarı olan Çin Seddi’nin zamanında 21196 kilometre uzunluğa sahip olduğu düşünülmektedir.

2-Petra Antik Kenti

Petra Antik Kenti-Ürdün

2000 yıldan daha eski bir maziye sahip olan Petra Antik Kenti, Kayıp Cennet olarak da biliniyor. Petra Antik Kenti’nin içerisinde bulunan amfi tiyatro, ev, rölyef, mezar, tapınak ve merdiven gibi yapılar kireç taşının oyulmasıyla inşa edilmiştir. Yaklaşık 100 kilometre kare alana yayılarak inşası tamamlanan Petra Antik Kenti içerisindeki amfi tiyatro ise dünyanın en bilinen yapıları arasında kabul görmektedir. Dünyanın en gelişmiş uygarlıklarından biri olan Nebatiler tarafından inşa edilen Pera Antik Kenti, Ürdün’deki ticaret yolu üzerinde kurulmuştur. Petra Antik Kenti, milattan önce 400 ile 106 yılları arasında Nebati’lerin başkentliğini de yapmıştır. Akabinde Roma İmparatorluğu tarafından işgal edilen Petra Antik Kenti, zamanla değerini ve önemini yitirmiştir. Günümüzde Ürdün’ün en popüler yeridir. Petra Antik Kenti içerisinde bulunan El-Hazne’nin alt kısmında gizli bir bölümün bulunduğu ve bu gizli alanda kral mezarlarının yer aldığı düşünülüyor. 1812 yılında ise Johann Burckhardt tarafından yeniden keşfedilerek insanlığın beğenisine sunulan Petra Antik Kenti, 6 Aralık 1985 yılında UNESCO’nun Dünya Kültürel Mirası listesine dahil edilmiştir. Petra Antik Kenti’nin görkemli giriş kapısı, güneş ışığı ile renk değiştiren kızılımsı taşları ve etkileyici kanyonları kente peri masallarından çıkmış izlenimi vermektedir.

3-Tac Mahal

Tac Mahal-Agra/Hindistan

Hikayesi hüzünlü biten bir aşka dayanan Tac Mahal, Hindistan’ın Agra şehrinde bulunuyor. Babür İmparatorluğu’nun haşmetli hükümdarı Şah Cihan ile güzel ve genç eşi Ercümend Banu, çocuk sayılabilecek yaşlarda evlenmişlerdir. Politik gerekçelerle iki eşi daha bulunan Şah Cihan, devlet işlerinde de genç eşine çok itibar ediyordu. Hatta seferlerde bile eşini yanından ayırmıyordu. Ercümend Banu Şah Cihan’ın hatrına istinaden “Mümtaz Mahal” adını almıştır. Ercümend Banu, 14. çocuğunu doğururken hayata veda etmiştir. 40 yaşına bile ulaşamadan hayata veda eden çok sevdiği eşinin ardından derin bir bunalıma giren Şah Cihan bir yıl boyunca sarayından dışarı çıkmamıştır. Sarayından çıktığında ise bu anıtsal yapıyı hem aşkının gücünü hem de onun devrinde en parlak dönemlerini yaşayan devletinin ihtişamını göstermek için yaptırmıştır.

Mimar Sinan’ın da öğrencilerinden olan Üstad İsa Muhammed Efendi, Lohari ve Üstad Ahmet Efendi mimar olarak Tac Mahal’in yapımında görev almıştır. Yapımında binlerce işçinin görev aldığı 1631-1654 yılları arasında anıt mezar olarak inşa edilen Tac Mahal 74 metre yüksekliğe sahiptir.

4-Kurtarıcı İsa Heykeli

Kurtarıcı İsa Heykeli-Rio De Janeiro-Brezilya

Kurtarıcı İsa Heykeli (Christo Redentor) 1391 yılında Portekiz işgalinden kurtarılan Brezilya’nın kurtuluşunun 100. yılı şerefine 1931 yılında resmi törenle açılarak tüm dünyanın beğenisine sunulmuştur.

Karnavallarıyla ünlü Rio de Janeiro şehrinin Corcovado Dağı’nın tepe noktasına yapılan anıt, 30 metre yüksekliğe sahiptir. Rio De Janeiro şehrinin sembolü haline gelmiş olan İsa Peygamber’i kollarını iki yana açılmış bir şekilde tasvir eden heykeli her yıl milyonlarca turist ziyaret ediyor. Kurtarıcı İsa Heykeli’nin tamamlanması yaşanılan çeşitli zorluklarla beraber tam 5 yıl sürmüştür.

5-Chichen Itza

Chichen Itza-Yucatan Yarımadası/Meksika

Kristof Kolomb’un Amerika kıtasını keşfinden önce Maya halkının yerleşim yeri olan antik şehir Chichen Itza, her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor. Chichen Itza yerleşkesinin “El Castillo” adıyla da tanınan Kukulkan Piramidi, Dünya Harikaları Listesi’nde yer alıyor. Meksika’nın Yucatan Yarımadası’nda bulunan antik kentin milattan önce 750-900 yılları arasında kurulduğu tahmin ediliyor.

Dünyanın 7 Yeni Harikası’ndan biri olarak kabul gören Kukulkan Piramidi, Mayalar’ın ileri derecede sahip olduğu matematik ve astronomi bilgisine dair hepimize çok fazla bilgi veriyor. Tapınak maksadıyla inşa edildiği tahmin edilen yapının hep cephesinde 91 adet basamak yer alıyor. Toplamda 4 adet cephesi olan yapının tüm basamakları toplanıp bu toplama tepe düzlüğü de eklendiğinde bir yıldaki toplam gün sayısı olan 365’e ulaşılıyor. Piramidin tepesinden tüm yerleşkeye bakıldığında ise 300 hektarlık şehir alanının tamamı rahat bir şekilde görülebiliyor. Ayrıca yapının sahip olduğu eşsiz lokasyon sayesinde ekinoks dönemlerinde, piramit basamakları üzerinde S şeklinde bir yılan gölgesi oluşuyor. Bu yılan da piramit ile aynı isime sahip. Günümüzde Chichen Itza sahip olduğu doğal güzelliği ve eşsiz mimarisi ile Meksika’da arkeolojik sit alanı içerisinde yer almaktadır.

6-Machu Picchu

Machu Picchu-Peru

Güney Amerika’da bulunan diğer yeni 7 dünya harikasından biri ise Peru’nun Cusco şehrine yaklaşık 90 kilometre uzaklıkta konumlanan Machu Picchu antik kentidir. İnka İmparator’luğunun önemli imparatorlarından olan Yupangui tarafından 1450 yıllarında yaptırılan antik kent, günümüze kadar çok iyi bir şekilde orjinalliğini korumayı başarmıştır. Tarım, mühendislik ve astronomi alanlarında dönemine göre oldukça ileri seviyede bulunan İnkalar, şehri And Dağları’nın zirvelerinden birine inşa etmeyi başarmışlardır.

And Dağlarının zirvesinde, yaklaşık 2430 metre yükseklikte inşa edilen Machu Picchu’nun kuruluşundan kısa süre sonra tüm bölgeyi kaplayan çiçek hastalığı salgını sebebiyle terk edildiği tahmin edilmektedir. Şehrin kurulumu aşamasında kullanılan özel taşlar raylı halat sistemi ile taşınabilmiştir. Şehir içerisinde yer alan taş yapılar 200 kadar merdiven sistemiyle birbirlerine sıkı sıkıya bağlanmıştır. Bu sıkı sıkıya birbirine bağlanan sistem sayesinde şehirde toplam da 3000’den fazla basamak yer almaktadır.

7-Kolezyum

Kolezyum-Roma/İtalya

Dünyanın 7 yeni harikası listenin en popüler ismi olan Kolezyum, İtalya’nın başkenti olan Roma’da yer alıyor. Miladdan Sonra 80 yıllarında inşası tamamlanan Kolezyum’un ana misyonu sportif ve sanatsal faaliyetlere ev sahipliği yapmaktı. “Gladyatör Dövüşleri” adı verilen sportif yarışmalar, çağının en önemli sosyal ve sportif etkinliğiydi. Kolezyum’da gladyatör dövüşleri haricinde çeşitli savaş canlandırmaları, tiyatrolar ve halk gösterileri de yapılmaktaydı.

Roma İmparatorluğu’nun en ihtişamlı dönemlerinde Kolezyum’da pek çok aktiviteler düzenlenirken imparatorluk zaman içerisinde güç kaybettikçe yapının kullanım maksadı da değişti. İlk kurulduğunda “Arena” olarak adlandırılan Kolezyum, zaman içerisinde barınma, kışla, türbe, iş yeri ve taş ocağı gibi farklı alanlarda kullanılmaya başlandı.

Benzer İçerik

Alıntı-1:https://www.ntv.com.tr/galeri/seyahat/antik-dunyanin-7-harikasi,4f9BLn5AvkWUYOzBTreSRw/KdZ5hvNRBECQoYTcDvWsyg

Alıntı-2:https://arkeofili.com/antik-dunyanin-yedi-harikasi/

Emrah Anıl Demir
Emrah Anıl Demir
Merhaba ben Emrah Anıl DEMİR. 2009 yılında  Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak mezun oldum. An itibariyle Gazi Üniversitesi'nde Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimime, Anadolu Üniversitesi'nde Uluslar Arası İlişkiler  ve Atatürk Üniversitesinde Adalet Bölümünde eğitim ve öğrenim hayatıma devam etmekteyim.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.