Çizimler Haberler Kitaplar Resim Galerisi Videolar Yazılar
Buradasınız » Anasayfa » Forum » Muhteşem Yapılar » 2007 Yılının En İyi Binaları

İNŞAAT PROGRAMLARI

MİMARLIK PROGRAMLARI

İNŞAAT SEKTÖRÜ

MİMARLIK SEKTÖRÜ

EMLAK

ÖĞRENCİLER

FORUM HAKKINDA

GENEL KONULAR

2007 Yılının En İyi Binaları





Business Week ve Architectural Record dergilerinin 10 yıldır dünyanın heryerindeki yeni yapılan binalar arasında düzenlediği "Mükemmellik" ödülleri için bu yıl 100’e yakın yapı incelendi. Her iki derginin editörleri, bu yılın binalarını sadece estetik güzellikleriyle değil iş stratejilerini ilerletme güçleriyle de değerlendirilerek seçtiler.

İlk dört ödülün üçü, kurumsal şirketlerin oldu: Navy Federal Credit union (ASD); U.S. Census Bureau (Skidmore, Owings & Merrill) ve IAC binası (Frankh Gehry). Dördüncü mükemmellik ödülü ise; Kuwabara Payne McKenna Blumberg Architects tarafından tasarlanan Toronto'daki Young Center for the Performing Arts'a verildi.

Barındırdıkları kurumların iş geliştirme stratejilerine de doğrudan etki eden binalar, mimarinin iş yaşamına katkısını gözler önüne serdiği için ödüle layık görüldü.

2007 yılının en iyi binaları listesinde Mükemellik ödülü alanların yanısıra, 6 bina da yılın en iyileri arasına girmeye hak kazandı.


Kaynak: www.businessweek.com

InteractiveCorp
 
New York - Gehry Partners/STUDIOS Architecture



Denizde süzülen bir gemiye benzeyen bu 10 katlı binanın inşaatına 2004 yılının Haziran ayında başlandı ve geçtiğimiz Mart ayında bitirildi.
New York’un sanat, yemek ve eğlence merkezi Manhattan bölgesinde Hudson River kısmında yer alan yapı kısa sürede yerel bir referans noktası haline gelmeyi başardı. Binanın şöhreti, yeni medya şirketinin 21. yüzyılın kültürel manzarasında bir yer edinmesini kolaylaştırdı.



Binanın çevreleyen hareketli yapı, web tabanlı işler için gereken yeteneği simgeliyor. İç dekorasyonu STUDIOS Architecture tarafından yapılan binada teknolojinin varlığı mekanları sarıyor. Şirketin yayıncılık geleneğine bağlı olması yüzünden, girişte halka açık olarak kullanılan lobide dünyanın en büyük yüksek çözünürlüklü video salonu yer alıyor.




Frank Gehry'nin New York’ta yaptığı ilk binanın dalgalı kabuğu, iç mekanda da dinamik ortamların oluşmasını sağlarken bir yandan da, aynı çatı altında yer alan pek çok markanın çeşitlilik ve yaratıcılığını da yansıtıyor.

Young Center for the Performing Arts
 
Toronto
Kuwabara Payne McKenna Blumerg Architects
Soulpepper Theater Co./George Brown College Theater School




Bir taşla iki kuş vurmak bu binanın yaptığı işlerden biri: üniversitenin drama bölümüyle profesyonel bir tiyatro grubunu aynı çatı altında birleştirmek bu sayede gençlerin profesyonellerin deneyiminden, profesyonel aktörlerin de gençlerin heyecanınından faydalanmasını sağlamak. Soulpepper Theater Co. ve George Brown College Tiyatro Okulu, Haziran 2006’da taşındıkları binada 3. bir bonusa daha sahip oldular: halk da burada vakit geçirmek istiyordu. Kısacası, merkezin 7 gün 24 saat canlı atmosferi, yıl boyunca gösteri yapılmasına izin veren yeni alan; herkes için faydalı oldu.

Taşınmalarının birinci yılında, genellikle klas.k bir repertuara sahip olan Soulpepper Tiyatrosu, prıdüksiyonlarının sayısını yüzde 80 oranında yükseltti, seyirci sayısı ise tam yüzde 103 oranında arttı. Yıllık gelir ikiye katlanarak, 6 milyon dolara ulaştı. George Brown koleji ise, hem öğrencilerden hem de eğitmenlerden takdir topladı.

Mekan; Toronto’nun Distillery Mahallesini bir kültür merkezine dönüştürmeyi amaçlayan daha geniş bir kentsel planlamanın parçası. KPMB mimarları, 19. yüzyıldan kalmış binayı 10 milyon dolar harca..... sınıflar, prova alanları ve dört ayrı performans salonundan oluşan bir okula dönüştürdüler. Orjinal binanın endüstriyel mimarisi korundu.


İnovativ mimarinin yükselişe geçtiği Toronto’da düşük bütçesiyle dikkat çeken Young Centre for the Performing Arts’ın mimarları; varolan tuğla yapıyı koru..... mekanın işlenmemiş gerçekliğini ruhu olan bir performans alanına dönüştürmüş. Canlılığıyla dikkat çeken tiyatro mekanının hareketi çok geçmeden içinde bulunduğu eski sanayi mahallesini de etkisi altına alarak; bölgedeki restoran ve mağazaların da gelirlerinini artmasına yol açmış.
United States Census Bureau
 
Hükümet binaları genelde içinde çalışanların değil de işi yaptıranların zevkine göre tasarlanmış kutu gibi, sıkıcı ve ucuza mal edilmesi tercih edilen binalardır. Ancak Amerika İstatistik Bürosu bir çok özelliğiyle bu binalardan ayrılıyor.



Silver LEED (Leadership in Energy & Environmental Design) sertifikasına sahip bina; doğal kaynakları maksimize ederken sürdürülebilir malzeme ve geri dönüşümlü su kullanımının yanısıra günün büyük bir kısmını doğal ışıkla geçirmesine imkan veren aydınlatma sistemiyle; enerji tüketimini en aza indirmeyi amaçlıyor.

Üç bin araçlık otoparkın çatısındaki sarmaşıklar, duman dolu çevreye oksijen pompalarken çirkin gözükebilecek yerleri de örtmeyi başarıyor. Lokal ahşap kullanılarak oluşturulan yassı zırh; sekiz katlı geniş binayı çevresindeki ormanlık sit alanıyla uyumlu hale getirmiş.


Zemin katta Ana Cadde olarak da anılan alan tam 11 futbol sahası büyüklüğünde ve içinde fitness center, kafeterya, kredi birliği ve mağazalar barındırıyor.
Ofisler, bireysel hava kontrolüne izin verecek şekilde tasarlanmış. Binayı süsleyen dış kabuk, malzemesi sayesinde yapının keskin hatlarını yumuşatarak hoş bir görünüm kazandırmış. Herkesin kullabımına açık olan çatı bahçelerinin yanısıra, metro istasyonuna bağlanan yol sayesinde toplu taşıma kullanımı teşvik ediliyor.

Merkez binada daha önce 6 değişik mekanda çalışan 6 bin federal görevli çalışıyor. 2, 5 milyon metrekarelik dev kompleksin maliyeti ise 400 milyon dolar.
 
Navy Federal Credit union
 
Heritage Oaks Center,
Building One
Pensacola, Fla.
ASD
Navy Federal Credit union



Eski yerlerine sığamadıklarını farkedince yeni bir yer arayışına geçen Navy Federal Credit union yöneticileri; yenilik için Pensacola’yı seçmişler ve burada Heritage Oaks Center kurulmuş. .

62 bin metrekarelik merkez bina, 400 çağrı merkezi operatörünü barındırıyor. Atlantalı mimarların ASD’nin çevreye ve çalışanların ruh sağlığına duyarlı kalarak geliştirdikleri yapının felsefesi aslında oldukça basit: "Sağlıklı çalışan eşittir sağlıklı iş".



Yapı, bu yıl ödüllendirilen binalar arasında en çevreci olanı. Gold LEED sertifikasına sahip olan yapının heryerinde bambu gibi hoş koku yayıp oksijen üreten bitkiler yeralıyor. 122 metrelik dış cam duvar bütün gününü telefonlara cevap vererek geçiren çalışanlara dışarıdan motivasyon getiriyor. Molalarda fitness alanında ya da merkezin etrafına yerleştirilen banklarda buluşan çalışanlar, isterlerse jimnastik salonu ya da sağlık kliniğinden de faydalanabiliyorlar. İçeride varolan hava filtreleme sistemi ve bireysel ısıtma-soğutma mekanizmasıyla rahat bir çalışma alanı yaratılmış.




2004 yılında kurulan Heritage Oaks Center’a 60 pozisyon için 1300 iş başvurusu olmuştu. Yöneticiler bu durumu, binanın tasarımıyla pekiştirilen çalışan merkezli bir işyeri olmalarına bağlıyor.
 
The Gardiner Museum
 
Toronto
Kuwabara Payne McKenna Blumberg Architects
Gardiner Museum


Kanada’nın seramik sanatına ayrılmış tek müzesi Gardiner Museum, 30 ay süren bir renovasyon ve genişletme çalışmasının ardından 2006 yılının Haziran ayında açılmıştı.

Toronto’da yer alan bina, şehrin yüksek profilli güney kısmında konuşlanmış. Müzenin 1984 yılında yapılan orijinal hali, yetersiz geliyordu. Bu yıl Young Centre for the Performing Arts ile de ödül alan Kuwabara Payne McKenna Blumberg Architects (KPMB) tarafından tasarlanan yapının 14 bin metrekarelik eklentisiyle sorun çözülerek gittikçe büyüyen kuruma destek sağlanmış oldu.



Zeminden tavana kadar yapılan ön cephedeki pencereler sayesinde daha çekici bir hale gelen müzenin sokak manzarasını içeri taşıyan teras platformları da ilgiyi artırmak için mimarlar tarafından düşünülmüş. Sadece sergi alanlarıyla değil, müze mağazası ve restoranıyla da bir kültür adresi olmak isteyen müze; öncelikle mağazayı genişletip ünlü şeflerden birini restoranın başına geçirmiş. Binada kullanılan bütün malzemeler, restoranda biraraya getirilmiş. Binanın dış cephesindeki gri taş, ahşap zemin ve galerilerin beyaz tavanları gibi özellikler restoranda da hakim.


Vogue dergisinin Toronto’da gidilebilecek en iyi yerler listesine aldığı Gardiner Müzesi, iyi planlama ve tasarımın meyvelerini topluyor. Yeniden açıldığından bu yana, üyelik oranında yüzde 20’lik artışın yanısıra, ziyaretçilerin sayısının da çoğalmasıyla restoran ve mağazadan elde edilen gelir yüzde 95 dolayında yükselmiş.

Müze, kurumun başına bela olan altyapı problemlerini de çözdü. Kuwabara Payne McKenna Blumberg Architects tarafından yapılan tasarımda müzenin öngörülen büyümesini kaldırabilecek şekilde planlandı. Yeni tasarımda 3 yeni galeri, daha geniş eğitim ve araştırma alanları, ve Kanada’nın ünlü şefi Jamie Kennedy’nin başında olduğu müze restoranıyla başarılı bir işletmecilik örneği sergiliyor.



Müzenin cilalanmış kireç taşı ve camdan oluşan yeni fasadı, yayaların ilgisini çekip içeri davet ederken aynı zamanda kurumun güçlü bir mimari kimliğe sahip olmasını da sağlıyor.

Modernist tasarım, çevredeki neoklas.k yapılarla tezat oluştursa da, kentin kalburüstü emlak piyasasını barındıran bu mahalledeki kültürel eks.klik müze sayesinde kapanıyor.

 
 
Hubbell Lighting Headquarters
 
S.C.
McMillan Smith & Partners
Hubbell Lighting


Işık tasarımcı ve üreticisi Hubbell firmasını yeni merkez binasında ışığın kullanımına vurgu yapılmış.

Gümüş LEED sertifikasına sahip yeni binada, firmanın ürün ve tasarımları mimariyle büyük uyum gösteriyor. Binanın çevresinde 150’den fazla aydınlatma aksesuvarı kullanılmış. McMillan Smith & Partners tarafından tasarlanan dört katlı bina yaklaşık 185 bin metrekarelik alana yayılıyor ve içinde eğitim odaları, amfitiyatro, yemek alanları, araştırma ve geliştirme laboratuvarları barındırıyor.




Dışarıyı 270 derecelik bir açıdan gören toplantı odası, şirketin çevre duyarlılığı konusundaki hassasiyetini anımsatan bir başla mimari çözüm olarak uygulanmış.
Kafeterya ise, firmanın ışık tasarımlarının eğlenceli şekilde kullanılarak çalışanların keyifli molalar yaşamasını sağlıyor. Hareketli duvarlar sayesinde mekan daha küçük odalara bölünebiliyor.

McMillan Smith & Partners mimarlık bürosunun aydınlatma tasarımcısı Visual Terrain ve iç mekan tasarımında da Storyline Studio ile yaptığı işbirlik sonunda ortaya çıkan Hubbell’ın yeni merkezinde aydınlatma tasarımı en öncelikli kullanılan mimari çözüm olmuş.

25 bin metrekarelik yapının hareket edebilir duvarları, modüler elektirik tesisatı, değişebilir paneller, aydınlatma çözümleri merkezini endüstrinin ihtiyaçlarına göre büyüme gösterecek şirketin gelecekteki pozisyonları gözönünde bulundurularak yapılandırılmış.
 
Four Seasons Center for the Performing Arts
 
Diamond Schmitt Architects
Canadian Opera Company
Citation for Excellence



Toronto şehir merkezinde yer alan Four Seasons Center, kentle opera salonu arasındaki sınırları şeffaflaştırarak Torontoluların ilgisini operaya çekmeyi amaçlıyor.

Çift cam ve “low-iron” camın kullanıldığı ön cephe, tavandan sarkan iki santim çapındaki paslanmaz çelik çubuklardan destek alarak kolonlara bağlanıyor. Yataydaki cam kirişler ise rüzgarın içeriye girişini sağlıyor.

Bu ‘kristal şeffaflık’ COC pazarlama direktörü Jeremy Elbourne’e göre “ operada bir gece geçirmenin sıkıcı olabileceği önyargısını” kırmak ve dışarıdan geçen insanlara içerinin reklamın yapmak için birebir bir çözüm.



Dünya müzik otoriteleri tarafından akustik performansının sıradışı bulunduğu merkez, Diamond&Schmitt mimarlarının hem şık hem de basit anlayışına sahip. Gösteri salonunun alçı kabuğu ve tavanı, perde önü arkı gösterişten uzak fakat canlı performanslar için hayli sofistike bir görünüş arzediyor.

Önceki yerlerinde sahne arkası mekanlarının darlığından şikayet eden opera çalışanlarının sorunları yeni bina sayesinde çözülünce sayıca ve repertuar olarak da bir artışa geçmişler. Yeni opera evinde, gösterilerinin yüzde 99’unu kapalı gişe oynayan sanatçılar; binadan okunan kalitenin işlerine de yansıdığı görüşünde.
Kanada Operası’nın Toronto’daki yeni binası, ülkenin opera için yapılmış ilk performans merkezi olma özelliğini taşıyor.



Tasarımı Diamond Schmitt Architects tarafından gerçekleştirilen merkezde, akustik kalitesiyle cezbeden bir oditoryum ve kenti operayla buluşturan City Room adı verilmiş dört katlı, cam duvarlı sosyal alan bulunuyor. Zemin kattan başlayan cam merdivenlerin ulaştığı dördüncü katta bulunan iki yüz kişilik bir amfitiyatro City Room’da geçtiğimiz sezon ücretsiz olarak 90 konser düzenlenmiş.





At nalı şeklindeki beş tribünlü oditoryumun oturma düzeni her koltuktan en iyi görüş alınabilecek şekilde ayarlanmış. Mükemmel ses iletimi için alçıdan bir kabukla örülen salonun tavanlarında da alçı bulutları yer alıyor.

Kanada’nın yapısal olarak izole edilmiş ilk performans mekanı olan bina, aynu zamanda civardan içeriye ses girişini engelliyor.

 
 
SJ Berwin
 
London
HOK
SJ Berwin




Avrupa’da 9 ofisi bulunan Londra merkezli hukuk bürosu SJ Berwin, uluslararası vizyonunu en iyi şekilde yansıtabilecek mimarlık şirketi olarak HOK International firmasını seçmiş. Ve sonuçta; hukuk bürolarının maun ağırlıklı döşenen hiyerarşik yapısını yansıtan şeklinin yerine lüks bir butik oteli andıran bu bina ortaya çıkmış.





Thames Exchange binasının üç katına yayılan ofis, Thames nehri ve St. Paul Katedrali’nin manzarasına sahip. HOK mimarlık bürosunun amacı, birlikte çalışmak zorunda olan geniş kadroya enerjik bir ofis ortamı sağlamak olduğu için cam cepheli ofislere daha fazla gün ışığı getiren üç atriyum yapılmış.















HOK Mimarlık binaya yeni bir kat ekleyerek, yarım hektarlık bir çatı bahçesi yaratmış. Londra’nın en geniş çatı bahçesi olan bu mekan, SJ Berwin firmasına İngiltere’nin En iyi İşyeri listesine girmesini sağlamış.



Binanın demokratik yapısı, çalışanlar için tasarlanmış dinlenme alanlarından da okunabiliyor. Nehir manzarasına sahip kafeterya ve çatı bahçesinin yanısıra renk oyunlarıyla süslenmiş iç mekan, bir hukuk bürosundan çok şık bir kulüp havası yaratıyor.
 
San Diego Padres Ballpark/Petco Park
 

2004 yılında açılan Petco Park, sadece bir top sahası değil aynı zamanda geniş ölçekli bir kentsel planlama projesi.

Antoine Predock Architect and HOK Sport tarafından tasarlanan Petco Park (San Diego Padres’in sahası) çevresindeki yerleşim bölgesinin büyüme hızına ayak uydurmayı başardı.


Projedeki iki kulenin yanısıra oyun sahasının bir blok kuzeyindeki halka açık park alanında taraftarlar bir taraftan maç seyredip bir taraftan da ökaliptüs ağaçlarının gölgesinde piknik yapabiliyorlar.






Kulelerde kullanılan sıva ve teraslardaki kumtaşı, yerel toprağın rengini ve şehrin kuzeyinde yeralan Torrey Pines kayalıklarını hatırlatıyor.
 
 
Hearst Tower
 
Architect: Foster Partners/Gensler
Client: Hearst


New York silüetinin ikonik parçalarından biri olan kulenin tasarım Foster Partners' a ait.

46 katlı yapı, 1928 yılında Joseph Urban tarafından çok katlı bir binaya dönüştürüleceği öngörülerek tasarlanan 6 katlı binanın üzerinde yükseliyor. Büyük Buhran döneminde planların altüst olmasıyla, kaderinin değişmesi için Foster’ın dokunuşlarını bekleyen yapıda şu anda daha önce şehrin 12 farklı bölgesindeki ofis birleşmiş durumda.

Binanın açık alan yaratmaktaki başarısı, çalışanların sinerjisine dönüşüp verimliliği artırıyor. Binada, fitness merkezi, medya laboratuvarı, bilgi merkezi, dijital fotoğraf ve yayın stüdyoları bulunuyor. Paslanmaz çelik ve cam kaplamalı bu diyagram yapı, New Yorkt’un ilk LEED sertifikalı ticaret kulesi.










Kulenin dinamik formu, sürdürülebilirlik ilkelerine bağlılığı ve sağlıklı çalışma yerleri oluşturmaktaki başarısı Hearst firmasının sanayideki prestijini yükselterek diğer şirketler için de örnek oluşturdu.





Yükselen verim, oturmuş bir kurumsal imaj, sağlıklı ve çekici iş mekanı gibi özellikleriyle en çok tercih edilen işverenler arasına giren Hears şirketi, içinde bulunduğu yapının; firmanın dışarıdan algılanışını bütünüyle değiştirdiği yönünde hemfikir.


Geniş açıklıklara sahip ortak alanlar personel ve yöneticileri biraraya getirerek verimli ve sağlıklı bir iletişim ortamı sağlanmasını kolaylaştırmış. Binada aynı zamanda film gösterimleri ya da sürdürülebilirlik konulu konferanslara da ev sahipliği yapan Café 57 çalışanlar için keyifli bir mola yeri. Her hafta değişen menü ise tamamen organik malzemelerden oluşuyor.





Bina, firmanın işbirliğini esas alan kurumsal yapısını fazlasıyla yansıtıyor. Toplantı odaları, ofislerin bulunduğu yerlere yerleştirilmiş, özel ofislerin çoğu ise daha fazla toplu çalışma alanı yaratmak için alana eklemlenmiş.
 



ingilizce türkçe çeviri 2019 TYT Konuları malatya oto ekspertiz malatya rent a car malatya web tasarım